17 Mart 2010 Çarşamba

u-ticaret

Son 3 yıldır hayatımıza giren ve en önemli iletişim kaynağımız haline gelen sosyal mecralar (facebook, twitter, linkedn, friend fied, vs..) hayatımızı önemli şekilde değiştirdi. Önceleri "aa ilkokul arkadaşlarımı buluyorum" diye başlayan hevesimiz şimdilerde çok farklı heveslere yerini bırakıyor. Sırasıyla ilkokul, ortaokul, lise arkadaşlarımız derken yavaş yavaş fotoğraflarımızı upload ettik, fikirlerimizi paylaştık, beğendiğimiz videoları paylaştık. Bir tuşla yaklaşık 300 - 400 kişiye 1 saniyenin içinde ulaşmaya başladık. Onlar da kendi arkadaşlarıyla paylaşmaya başlayınca bir anda yayıncı olup çıkıverdik. Evet eskiden sadece bilgi kaynağı olarak kullanılan internet (web 1.0), artık herbirimiz için inanılmaz bir yayın organı haline (web 2.0) geldi. Anında geri dönüşler alabildiğimiz, anketler yapabildiğimiz bir ortamdayız artık.

Geçen hafta Mashar Alanson yeni bestesini twitter vasıtasıyla sevenleriyle paylaştı ve yorumlarını aldı. Eskiden kaset yapıp, satışa sunulduktan sonra elde edilebilen geri dönüşler artık 1 dakika içinde yapılabiliyor. Bunun farkında olanlar da hiç zaman kaybetmeden gelişimlerini hızlandırabiliyorlar.

Bizler eskiden sesimizi duyuramazken, şimdi sanal ortamlarda fikirlerimizi, görüşlerimizi, düşüncelerimizi paylaşabiliyoruz. Bizler kendi beğendiklerimizi takibimize alırken, bizi beğenenlerde bizi takiplerine alabiliyorlar. Yani artık herkes kendi çapında birer "ünlü", birer "yayıncı". İlkokul sıralarında tanıştığımız veya tanışmadığımız herkes bizim hakkında fikir sahibi olabiliyorlar. Kendi bloglarımızı yaratıyor kendimizi tanıtıyoruz. Kimimiz günlük tutar gibi hayatını paylaşıyor, kimimiz işiyle ilgili projelerini, sunumlarını, becerilerini, beğenilerini paylaşıyor. Artık herkes kendi mecrasında kendini satıyor. Paylaşıma koyduğu bir video, bir şarkı bile o insanı tanımamıza, anlamamıza yardımcı oluyor. İhtiyacımız olan bir beceriye sahip birini bulmamız çok kolaylaştı. Mesela ben, aylardır aradığımız flex konusunda uzman birini internette araştırırken buldum. Önce o kişinin blogundan, beklentimizi karşılayabileceğini anladım ve facebook'tan mesaj atarak ulaştım. Bunların hepsi sadece 1 gün içinde oldu. Sanal ortamda buluşarak konuştuk ve anlaştık. Şimdi projemiz başladı bile :)

Sosyal mecralar artık bizler için kendimizi tanıtabileceğimiz, bir birey olarak kendimizi satabileceğimiz ortamlar oldu. Bu ortamları iyi kullanmayı becerenler profesyonel ve sosyal ortamlarda hak ettiği yere gelecekler. u-ticaret hepimize hayırlı uğurlu olsun :)))

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Bu konuda okuyacağın kitaplar;
"Global Brain" Nambisan ve Sawhney
"Crowdsourcing" Jeff Howe
"Open Innovation" Henry Chesbrough
"Co-creating Value" Prahalad ve Ramaswary

serkan

Özge'ye dair dedi ki...

heyy :)) çok teşekkür ederim..