1 Mayıs 2011 Pazar

Alt tarafı 'bir iş ilanı' deyip geçmeyin!.


Geçen gün bir iş ilanı gördüm. Bir reklam ajansı için yazar arıyorlardı. Ancak ilanda en dikkat çeken şey ''az buçuk deli yazarlar arıyoruz'' cümlesiydi. Sanırım hayatımda gördüğüm en başarılı iş ilanıydı diyebilirim. O cümle öyle bir albeni yaratmıştı ki, ben bile başvurmak istedim :) İnsan psikolojisi öyle bir şey ki hepimiz iç dünyamızda kendimizi deli sanıyoruz ve bundan keyif alıyoruz. Bunu bir çok nedene bağlayabilirim (deli olduğunu düşünmek değişik bir yaratıcılık, özgürlük sağlıyor, kendini diğer insanlardan farklı hissetmeni sağlıyor, FARKLI olduğunu hissetmeni sağlıyor, vs) ama şu an bahsetmek istediğim konu deli olmayı istemenin bilinçaltımızdaki nedenlerini sıralayarak psikolojik bir yazı yazmak değil. Bir ara onunla ilgili de görüşlerimi yazmayı planlıyorum :)

Neyse, ben de bu ilandan ilham alarak uzun zamandır sosyal medyalar vasıtasıyla aradığım eleman ilanlarını revize ettim: ''cıvıl cıvıl, yerinde duramayan, fırlama ama kafası çok iyi çalışan takım arkadaşları arıyoruz'' diye. Çünkü artık işsizim diye dolaşıp iş görüşmesi randevusuna gelmeyen, geldiği zaman nereye  geldiğini bile bilmeyen, araştırmayan, kariyer hedefiniz nedir dediğimde farketmez diyen kişiler ile görüşmekten çok sıkılmıştım. Kişilerle mesleki yeterliliklerini, karşılıklı birbirimize sağlayabileceğimiz faydaları konuşmayı bıraktık, kişilere resmen başvurdukları kurumun ne olduğunu anlatmaya, onların pozisyona değil de pozisyonun onlara uygun olup olmadığını sorgulamaya başlamıştık (tabi gelme lütfunu gösterirlerse). Eskiden internet yokken bile insanların çevrelerini arayarak bilgi almaya çalıştıklarını düşündükçe, bugün ne oldu da iş arayan kişilerin sadece 5 dk ayırarak şirketin hemen hemen tüm detaylarına ulaşabilme imkanını kullanmadıklarını anlayamıyorum? Ya da neden gelemeyeceklerini haber verme lütfunu göstermediklerini? Bunu başvurdukları şirkete değil de kendilerine yapmış oldukları bir hakaret olarak görüyorum. Bu kadar mı amaçsız, hedefsiz, umutsuz insanlar var ki nerede çalışmak isteyip, hayatını nasıl geçirmek istediğini düşünmüyor, hayal etmiyor, planlamıyor..

Nitekim iş ilanında yapmış olduğum revizyon işe yaradı :) Hem daha çok kişi başvuru yaptı, hem de enerjisiyle, fırlamalığı ve zekasıyla kendini farklı hisseden, dolayısıyla özgüveni olan kişiler görüşmeye geldi. İlanı da kişisel algılayıp, kendilerini ispat etmek istercesine, her gelen ön çalışmasını yapmış, şirket hakkında yeterli bilgiye sahip olmuş, kılığı kıyafeti düzgün, kendi farkındalığı yüksek, cv'leri ellerinde ve gerçekten cıvıl cıvıllığını gösteren enerjideydiler. Dolayısıyla tüm görüşmeler çok başarılı geçti.

Deli dolu yazar arayan ajansa çok teşekkür ederim. Çünkü onların bende yaratmış oldukları farkındalık sayesinde artık nasıl iş ilanı vereceğimi biliyorum. Kurumsal bir dille ciddi ilanlar vermek yerine, kişilere birazcık kendilerini FARKLI olduğunu hissettirecek ilanlar vermek her iki taraf için de daha anlamlı oluyor. Hem başvuru yapan ve görüşmeye gelen kişi kendini mutlu hissediyor, farklı olduğunu ispat etmek istercesine aklını ve yaratıcılığını çalıştırıyor, hem de karşısında bu özgüveni ve yaratıcılığı olan adayları gören kurum mutlu oluyor.

Alt tarafı bir iş ilanı deyip geçmeyin. Zamanınızı boşa harcamak istemiyor, doğru kişilere ulaşmak ve ilanınızın ciddiye alınmasını istiyorsanız vereceğiniz ilanı farklı yapmanın yollarını arayın. Adayların, kendilerinin farklı olduğunu gösterebilecekleri fırsatlar yaratın ;) Sonuçta herkes için hayat bir ispat içinde geçmiyor mu? Kendi kendine, kendini ispat etme mücadelesiyle. Çoğunlukla da FARKLI olmanın ispatıyla..

1 yorum:

Adsız dedi ki...

slm,
yarından itibaren işsiz olacak biri için tesadüfen bu yazıyı okumak ilginç oldu :)